Tüm Zamanların En Komik 100 Filmi

bazilarisicaksever

BBC, 52 ülkeden 253 film eleştirmeninin oylarıyla tüm zamanların en iyi 100 komedi filmini seçti.

Tüm zamanların en iyi 100 filmi:

100. The King of Comedy (Martin Scorsese, 1982)

100. The Ladies Man (Jerry Lewis, 1961)

99. The Jerk (Carl Reiner, 1979)

98. The Hangover (Todd Phillips, 2009)

97. The Music Box (James Parrott, 1932)

96. Born Yesterday (George Cukor, 1950)

95. Ghostbusters (Ivan Reitman, 1984)

94. Rushmore (Wes Anderson, 1998)

93. South Park: Bigger, Longer & Uncut (Trey Parker, 1999)

92. The Exterminating Angel (Luis Buñuel, 1962)

91. What’s Up, Doc? (Peter Bogdanovich, 1972)

90. A New Leaf (Elaine May, 1971)

89. Daisies (Vera Chytilová, 1966)

88. Zoolander (Ben Stiller, 2001)

87. Gentlemen Prefer Blondes (Howard Hawks, 1953)

86. Kind Hearts and Coronets (Robert Hamer, 1949)

85. Amarcord (Federico Fellini, 1973)

84. Waiting for Guffman (Christopher Guest, 1996)

83. Safety Last! (Fred C Newmeyer ve Sam Taylor, 1923)

82. Top Secret! (Jim Abrahams, David Zucker ve Jerry Zucker, 1984)

81. There’s Something About Mary (Bobby ve Peter Farrelly, 1998)

80. Office Space (Mike Judge, 1999)

79. The Dinner Game (Francis Veber, 1998)

78. The Princess Bride (Rob Reiner, 1987)

77. Divorce Italian Style (Pietro Germi, 1961)

76. Design for Living (Ernst Lubitsch, 1933)

75. The Palm Beach Story (Preston Sturges, 1942)

74. Trading Places (John Landis, 1983)

73. The Nutty Professor (Jerry Lewis, 1963)

72. The Naked Gun: From the Files of Police Squad! (David Zucker, 1988)

71. The Royal Tenenbaums (Wes Anderson, 2001)

70. In the Loop (Armando Iannucci, 2009)

69. Love and Death (Woody Allen, 1975)

68. Ninotchka (Ernst Lubitsch, 1939)

67. Sons of the Desert (William A Seiter, 1933)

66. Hot Fuzz (Edgar Wright, 2007)

65. Caddyshack (Harold Ramis, 1980)

64. Step Brothers (Adam McKay, 2008)

63. Arsenic and Old Lace (Frank Capra, 1944)

62. What We Do in the Shadows (Jemaine Clement ve Taika Waititi, 2014)

61. Team America: World Police (Trey Parker, 2004)

60. Shaun of the Dead (Edgar Wright, 2004)

59. Toni Erdmann (Maren Ade, 2016)

58. Zelig (Woody Allen, 1983)

57. Mean Girls (Mark Waters, 2004)

56. Broadcast News (James L Brooks, 1987)

55. Best in Show (Christopher Guest, 2000)

54. Harold and Maude (Hal Ashby, 1971)

53. The Blues Brothers (John Landis, 1980)

52. My Man Godfrey (Gregory La Cava, 1936)

51. Seven Chances (Buster Keaton, 1925)

50. Women on the Verge of a Nervous Breakdown (Pedro Almodóvar, 1988)

49. The Discreet Charm of the Bourgeoisie (Luis Buñuel, 1972)

48. Trouble in Paradise (Ernst Lubitsch, 1932)

47. Animal House (John Landis, 1978)

46. Pulp Fiction (Quentin Tarantino, 1994)

45. Big Deal on Madonna Street (Mario Monicelli, 1958)

44. Bridesmaids (Paul Feig, 2011)

43. M*A*S*H (Robert Altman, 1970)

42. The Awful Truth (Leo McCarey, 1937)

41. Borat: Cultural Learnings of America for Make Benefit Glorious Nation of Kazakhstan (Larry Charles, 2006)

40. The Producers (Mel Brooks, 1967)

39. A Night at the Opera (Sam Wood ve Edmund Goulding, 1935)

38. The Philadelphia Story (George Cukor, 1940)

37. Sullivan’s Travels (Preston Sturges, 1941)

36. A Fish Called Wanda (Charles Crichton ve John Cleese, 1988)

35. Singin’ in the Rain (Stanley Donen ve Gene Kelly, 1952)

34. Clueless (Amy Heckerling, 1995)

33. Anchorman: The Legend of Ron Burgundy (Adam McKay, 2004)

32. Raising Arizona (Joel ve Ethan Coen, 1987)

31. Tootsie (Sydney Pollack, 1982)

30. Monsieur Hulot’s Holiday (Jacques Tati, 1953)

29. When Harry Met Sally… (Rob Reiner, 1989)

28. It Happened One Night (Frank Capra, 1934)

27. The Apartment (Billy Wilder, 1960)

26. Mon Oncle (Jacques Tati, 1958)

25. The Gold Rush (Charlie Chaplin, 1925)

24. Withnail and I (Bruce Robinson, 1987)

23. The Party (Blake Edwards, 1968)

22. Young Frankenstein (Mel Brooks, 1974)

21. City Lights (Charlie Chaplin, 1931)
20. Blazing Saddles (Mel Brooks, 1974)

19. The Lady Eve (Preston Sturges, 1941)

18. Sherlock Jr (Buster Keaton, 1924)

17. Bringing Up Baby (Howard Hawks, 1938)

16. The Great Dictator (Charlie Chaplin, 1940)

15. Monty Python and the Holy Grail (Terry Gilliam ve Terry Jones, 1975)

14. His Girl Friday (Howard Hawks, 1940)

13. To Be or Not To Be (Ernst Lubitsch, 1942)

12. Modern Times (Charlie Chaplin, 1936)

11. The Big Lebowski (Joel ve Ethan Coen, 1998)

10. The General (Clyde Bruckman ve Buster Keaton, 1926)

9. This Is Spinal Tap (Rob Reiner, 1984)

8. Playtime (Jacques Tati, 1967)

7. Airplane! (Jim Abrahams, David Zucker ve Jerry Zucker, 1980)

6. Life of Brian (Terry Jones, 1979)

5. Duck Soup (Leo McCarey, 1933)

4. Groundhog Day (Harold Ramis, 1993)

3. Annie Hall (Woody Allen, 1977)

2. Dr Strangelove or: How I Learned to Stop Worrying and Love the Bomb (Stanley Kubrick, 1964)

1. Some Like It Hot (Billy Wilder, 1959)

Reklamlar

Hitchcock’tan Küçük Görsel Oyunlar

Hitchcock : Ring’in, Kiracı’dan sonra ikinci Hitchcock filmi olduğunu söyleyebilirsiniz. İçinde çok sayıda yenilik vardı. Öncelikle, özenle yapılan montajının büyük övgü aldığını anımsıyorum. Böyle bir şey, benim için ilk kez oluyordu. Bu filmde, bugün olsa yapmayacağımız birçok şey vardır. Örneğin, bir boks maçı sonrası verilen küçük bir parti vardı. Şampanya patlıyor ve ortalığı köpükler kaplıyor. Kadın kahramanın şerefine hep birlikte kadeh kaldırıyorlar. Sonra kadının yanlarında olmadığını farkediyorlar. Dışarıda başka bir erkekle birlikte… Şampanyasının birden köpüğü kesiliyor. O günlerde, böyle küçük görsel oyunlara merakımız çoktu. Bazen bunlar o denli ince yapılıyordu ki, izleyiciler tarafından farkedilemiyordu bile… Filmin bir panayır yerinde başladığını anımsarsınız. Carl Brisson’un oynadığı canlandırılan bir boksör vardı. Tek Raunt Jack olarak tanınıyordu.

Truffaut: Rakiplerini ilk rauntta nakavt ettiği için mi?

Hitchcock : Evet doğru. Kalabalığın içinde, lan Hunter’ın canlandırdığı bir Avustralyalı vardı. Kapının önündeki çığırtkan, çadırın önünde toplananları içeri girmeleri için ikna etmeye çalışırken ara sıra arkasını dönüp maçın nasıl gittiğine bakıyordu. Sonra, dışarıda biriken kalabalığa raunt sayısını belirten bir levha tutuyordu. Dövüşmek için gönüllü olanların önce çadıra girişini, sonra da çenelerini tutarak çıkışlarını gösterdik. Bu görüntüler, lan Hunter içeriye girene kadar sürdü. Herkes ona bakıp gülüyordu. Hatta tek raunttan fazla dayanamayacağını düşünerek, paltosunu bile askıya asmayıp ellerinde tutuyorlardı. Maç başlayınca ben figüranların değişen yüz ifadelerini gösterdim. Sonra da, çığırtkanın dışarıdan maça bakışını verdim. İlk raundun sonunda çığırtkan, önce eskimiş ve yıpranmış ilk raunt kartını havaya kaldırdı. Sonra ikinci karta uzandı. Yepyeni bir karttı bu! Tek Raunt Jack, o kadar iyiydi ki, bu ikinci kartı daha önce hiç kullanmak zorunda kalmamışlardı. Sanıyorum, bu durum, izleyici tarafından pek fark edilmedi.

8 Maddede İyi Diyalog Nasıl Olmalıdır?

Pulp-Fiction-036

David Howard ve Edward Mabley, Senaryo Yazarlığı  kitabında senaristlerin diyalog yazarken yapması gereken sekiz şeyi şöyle sıralıyorlar;

1. Konuşan kişiyi, ya da hitap ettiği kişiyi karakterize etmelidir.

2. Karakterin ruh halini yansıtmalı, duygularını iletmeli ya da içsel yaşamına bir pencere açmalıdır.

3. Karakterin motivasyonunu sergilemeli veya tam tersi; motivasyonunu gizleme girişimini ortaya koymalıdır.

4. Karakterin diğer karakterlerle olan ilişkilerini yansıtmalıdır.

5. Eylem başlatmalıdır.

6. Bazı durumlarda bilgi içermelidir.

7. Bazı durumlarda gelecek olanı önceden göstermelidir.

8. Açık ve anlaşılır olmalıdır.

Bülent Oran

bulentoran

Bülent Oran, mesleğe nasıl başladığını şu şekilde aktarıyor:

“O zamanki senaryolar çok uyduruk… sarı defterlere yazılmış, on beş yirmi sayfalık, yarısı ‘nasılsın, iyi misin’ gibi havadan sudan laflarla dolu şeylerdi. Mizahçı olarak yazı yazdığımı bildikleri için, zaman zaman, oynadığım senaryolarda değişiklikler yapmamı, eksikleri düzeltmemi istiyorlar, ‘sen yazarsın’ diyorlardı. Ben de kendime göre değişiklikler yapıyordum. Bir gün rahmetli Talat Artemel beni çağırdı, (…) yeni başlayacağı filmde rol vereceğini düşündüm. Rol tamam dedi ama senaryoyu da sen yazacaksın. Aman abi ben yazamam dedim. Senaryo yazmasını bilmiyorum ki. Yahu n’olacak, sen hukuka gidiyorsun, terbiyeli çocuksun, öyküler yazıyorsun, sinemada da oynuyorsun; ben sana öğretirim, dedi. Beni Suadiye’deki evine çağırdı. Çok kısa bir ders oldu. ‘Kâğıdı ortadan çizersin. Sol tarafa hareketleri, sağ tarafa konuşmaları yazarsın. Senaryolarda görmüyor musun, bilmiyor musun? Bu kadar basit.’ dedi. Oldu bitti.

Senaryo: Bülent Oran, Hazırlayan: İbrahim Türk. Dergah yayınları. 428 sf.

Michael Haneke

michael_haneke

“Bugün esas mesele yönetmen yokluğu değil, iyi yazar yokluğu. Yönetmenlerin çoğu işini gayet iyi biliyor ama filmler berbat, çünkü senaryolarda iş yok. Yönetmen olmak isteyen öğrencilerime hep bunu hatırlatıyorum: İleride tamamen yazarlara bağımlı olacaksınız!”

 

Michael HANEKE

Lovecraft’ten yazarlara 5 tavsiye

lovecraft

  1. Olayların özetini çıkarır ya da planını yaparken anlatım sıralarını değil, meydana gelme sıralarını gözetin. Tüm önemli noktaları kapsayacak ve tasarlanan tüm olayların gerçekleşmesini sağlayacak kadar geniş bir tanım yazın. Bu geçici çerçeveye bazen ayrıntıların, yorumların ve tahmini sonuçların da dahil olması gerekebilir.
  1. Olayların ikinci kere özetini çıkarın, bu sefer (meydana gelme sıralarını değil) anlatım sıralarına göre; bu, dolu dolu, ayrıntılı ve değişen bakış açısına, vurgulara ve öykünün doruk noktasına dair notlar içeren bir özet olsun. Öykünün dram gücünde ve genel etkisinde bir farklılık yaratacaksa, özgün özette değişiklikler yapın. Olayları istediğiniz gibi ekleyip çıkarın; sonuç, başta tasarladığınızdan bambaşka bir öykü bile çıksa, özgün fikrinize asla körü körüne bağlı kalmayın. Öykünün oluşum sürecinde tüm gerekli eklemeleri ve değişiklikleri yapın.
  1. İkinci ya da anlatım sırasını gözeten özeti kullanarak öyküyü yazın, hızla, akıcı bir şekilde ve fazla eleştirel gözle bakmadan. Gelişim sürecinin gerektirdiği yerlerde olayları ya da kurguyu değiştirin, asla bir önceki tasarınıza bağlı kalmak zorunda hissetmeyin. Öykünün ilerleyişinde dramatik bir etki yaratma ya da canlı bir öykü anlatımı sunma fırsatı doğarsa, faydalı görünen tüm eklemeleri yapın; ardından geri dönüp öykünün başını yeni tasarıya göre düzenleyin. Gerekirse ya da isterseniz bütün bölümler ekleyip çıkarabilir, en doğru düzenlemeyi bulana dek yeni başlangıçlar ve sonuçlar deneyebilirsiniz. Ama öykü boyunca geçen tüm göndermelerin, son tasarınıza uyum sağladığından emin olun. Tüm gereksiz şeyleri –kelimeleri, cümleleri, paragrafları ya da tüm bölümleri ve öğeleri– atın ve tüm göndermelerin birbirine uyum sağlaması için her zamanki tedbirleri alın.
  1. Tüm metni gözden geçirin, özellikle de şunlara dikkat edin: kelime tercihlerine, söz dizimine, dilin ritmine, bölümleri dengelemeye, tonun inceliklerine, geçişlerin (sahneden sahneye, yavaş ve ayrıntılı eylemden hızlı, üstünkörü ve zamana yayılan eyleme ve tam tersi, vs. vs. vs.) zerafetine ve inandırıcılığına, başlangıcın, sonun, vb. etkinliğine, dramatik bir şekilde merak uyandırmaya, inanınırlığa ve havaya ve çeşitli başka öğelere.
  1. Düzgünce daktilo edilmiş bir kopya hazırlayın; gerekli yerlerde son düzeltileri yapmaktan çekinmeyin.

Tüm zamanların en komik 101 senaryosu

annie-hall

Amerikan Yazarlar Birliği (WGA) Tüm zamanların en komik 101 senaryosunu açıkladı. İşte o liste.

  1. Annie Hall
    Senaryo: Woody Allen ve Marshall Brickman
    1977
    UA
  2. Some Like It Hot
    Senaryo: Billy Wilder & I.A. L. Diamond, (Alman filmi Fanfare of Love’dan uyarlanmıştır)  Robert Thoeren ve M. Logan
    1959
    UA
  3. Groundhog Day
    Senaryo: Danny Rubin and Harold Ramis, Öykü: Danny Rubin
    1993
    Columbia
  4. Airplane!
    Senaryo: James Abrahams & David Zucker & Jerry Zucker
    1980
    Paramount
  5. Tootsie
    Senaryo: Larry Gelbart ve Murray Schisgal, Öykü: Don McGuire ve Larry Gelbart
    1982
    Columbia
  6. Young Frankenstein
    Senaryo: Gene Wilder ve Mel Brooks
    1974
    20th Century Fox
  7. Dr. Strangelove or: How I Learned to Stop Worrying and Love the Bomb
    Senaryo: Stanley Kubrick, Peter George ve Terry Southern
    1964
    Columbia
  8. Blazing Saddles
    Senaryo: Mel Brooks, Norman Steinberg, Andrew Bergman, Richard Pryor, Alan Uger, Öykü: Andrew Bergman
    1974
    Warner Bros.
  9. Monty Python and the Holy Grail
    Senaryo: Graham Chapman, John Cleese, Terry Gilliam, Eric Idle, Terry Jones, Michael Palin
    1975
    Cinema 5
  10. National Lampoon’s Animal House
    Senaryo: Harold Ramis & Douglas Kenney & Chris Miller
    1978
    Universal
  11. This Is Spinal Tap
    Senaryo: Christopher Guest & Michael McKean & Rob Reiner & Harry Shearer
    1984
    Embassy
  12. The Producers
    Senaryo: Mel Brooks
    1967
    AVCO Embassy
  13. The Big Lebowski
    Senaryo: Ethan Coen & Joel Coen
    1998
    Gramercy
  14. Ghostbusters
    Senaryo: Dan Aykroyd ve Harold Ramis
    1984
    Columbia
  15. When Harry Met Sally…
    Senaryo: Nora Ephron
    1989
    Columbia
  16. Bridesmaids
    Senaryo: Annie Mumolo & Kristen Wiig
    2011
    Universal
  17. Duck Soup
    Senaryo: Bert Kalmar and Harry Ruby,  Diyalog: Arthur Sheekman ve Nat Perrin
    1933
    Paramount
  18. There’s Something About Mary
    Senaryo: John J. Strauss & Ed Decter ve Peter Farrelly & Bobby Farrelly, Öykü: Ed Decter & John J. Strauss
    1998
    20th Century Fox
  19. The Jerk
    Senaryo: Steve Martin, Carl Gottlieb, Michael Elias, Öykü: Steve Martin & Carl Gottlieb
    1979
    Universal
  20. A Fish Called Wanda
    Senaryo: John Cleese, Öykü: John Cleese & Charles Crichton
    1988
    MGM
  21. His Girl Friday
    Senaryo: Charles Lederer.  (Ben Hecht & Charles MacArthur’un “The Front Page” oyunundan uyarlanmıştır. )
    1940
    Columbia
  22. The Princess Bride
    Senaryo: William Goldman,  (Goldman’ın aynı isimli romanından uyarlanmıştır)
    1987
    20th Century Fox
  23. Raising Arizona
    Senaryo: Ethan Coen ve Joel Coen
    1987
    20th Century Fox
  24. Bringing Up Baby
    Senaryo: Hagar Wilde ve Dudley Nichols, Öykü: Hagar Wilde
    1938
    RKO
  25. Caddyshack
    Senaryo: Brian Doyle-Murray & Harold Ramis & Douglas Kenney
    1980
    Orion
  26. Monty Python’s Life Of Brian
    Senaryo: Graham Chapman, John Cleese, Terry Gilliam, Eric Idle, Terry Jones, Michael Palin
    1979
    Orion
  27. The Graduate
    Senaryo: Calder Willingham ve Buck Henry.  Charles Webb’in romanından uyarlanmıştır.
    1967
    Embassy
  28. The Apartment
    Senaryo: Billy Wilder & I.A.L. Diamond
    1960
    UA
  29. Borat: Cultural Learnings of America for Make Benefit Glorious Nation of Kazakhstan
    Senaryo: Sacha Baron Cohen & Anthony Hines & Peter Baynham & Dan Mazer, Story by Sacha Baron Cohen & Peter Baynham & Anthony Hines & Todd Phillips.
    2006
    20th Century Fox
  30. The Hangover
    Senaryo: Jon Lucas & Scott Moore
    2009
    Warner Bros.
  31. The 40-Year-Old Virgin
    Senaryo: Judd Apatow & Steve Carell
    2005
    Universal
  32. The Lady Eve
    Senaryo: Preston Sturges, Öykü: Monckton Hoffe
    1941
    Paramount
  33. Ferris Bueller’s Day Off *TIE
    Senaryo: John Hughes
    1986
    Paramount
  34. Trading Places *TIE
    Senaryo: Timothy Harris & Herschel Weingrod
    1983
    Paramount
  35. Sullivan’s Travels
    Senaryo: Preston Sturges
    1941
    Paramount
  36. Planes, Trains and Automobiles
    Senaryo: John Hughes
    1987
    Paramount
  37. The Philadelphia Story
    Senaryo: Donald Ogden Stewart,  Philip Barry’nin oyunundan uyarlanmıştır.
    1940
    MGM
  38. A Night at the Opera
    Senaryo: George S. Kaufman ve Morrie Ryskind,  James Kevin McGuinness’ın öyküsünden uyarlanmıştır.
    1935
    MGM
  39. Rushmore
    Senaryo: Wes Anderson & Owen Wilson
    1998
    Touchstone/BV
  40. Waiting for Guffman
    Senaryo: Christopher Guest & Eugene Levy
    1996
    Sony Pics Classics
  41. The Odd Couple
    Senaryo: Neil Simon. Neil Simonın oyunundan uyarlanmıştır.
    1968
    Paramount
  42. The Naked Gun: From the Files of Police Squad!
    Senaryo:Jerry Zucker & Jim Abrahams & David Zucker & Pat Proft, Police Squad dizisinden uyarlanmıştır. (Jim Abrahams & David Zucker & Jerry Zucker)
    1988
    Paramount
  43. Office Space
    Senaryo: Mike Judge. Mike Judge’ın Milton isimli kısa animasyonundan uyarlanmıştır.
    1999
    20th Century Fox
  44. Big
    Senaryo: Anne Spielberg & Gary Ross
    1988
    20th Century Fox
  45. National Lampoon’s Vacation
    Senaryo: John Hughes
    1983
    Warner Bros.
  46. Midnight Run
    Senaryo: George Gallo
    1988
    Universal
  47. It Happened One Night
    Senaryo: Robert Riskin. Samuel Hopkins Adams’ın kısa hikayesinden uyarlanmıştır.
    1934
    Columbia
  48. M*A*S*H
    Senaryo: Ring Lardner, Jr. Richard Hooker’ın romanından uyarlanmıştır.
    1970
    20th Century Fox
  49. Harold and Maude
    Senaryo: Colin Higgins
    1971
    Paramount
  50. Shaun of the Dead
    Senaryo: Simon Pegg & Edgar Wright
    2004
    Focus (Universal)
  51. Broadcast News
    Senaryo: James L. Brooks
    1987
    20th Century Fox
  52. Arthur
    Senaryo: Steven Gordon
    1981
    Orion
  53. Four Weddings and a Funeral
    Senaryo: Richard Curtis
    1994
    Gramercy
  54. Anchorman: The Legend of Ron Burgundy *TIE
    Senaryo: Will Ferrell & Adam McKay
    2004
    Dreamworks
  55. Dumb and Dumber *TIE
    Senaryo: Peter Farrelly & Bennett Yellin & Bob Farrelly
    1994
    New Line
  56. Austin Powers: International Man of Mystery
    Senaryo: Mike Myers
    1997
    New Line
  57. The General
    Senaryo: Buster Keaton ve Clyde Bruckman
    1926
    United Artists
  58. What’s Up, Doc?
    Senaryo: Buck Henry ve David Newman & Robert Benton, Öykü: Peter Bogdanovich
    1972
    Warner Bros.
  59. Wedding Crashers
    Senaryo: Steve Faber & Bob Fisher
    2005
    New Line
  60. Sleeper
    Senaryo: Woody Allen & Marshall Brickman
    1973
    United Artists
  61. Galaxy Quest
    Senaryo: David Howard ve Robert Gordon, Öykü: David Howard
    1999
    Dreamworks
  62. It’s a Mad, Mad, Mad, Mad World
    Senaryo: William and Tania Rose, Öykü: William ve Tania Rose
    1963
    United Artists
  63. Best in Show
    Senaryo: Christopher Guest & Eugene Levy
    2000
    Warner Bros.
  64. Little Miss Sunshine
    Senaryo: Michael D. Arndt
    2006
    Fox Searchlight
  65. South Park: Bigger, Longer & Uncut
    Senaryo: Trey Parker & Matt Stone & Pam Brady
    1999
    Paramount
  66. Being There
    Senaryo: Jerzy Kosinski, Jerzy Kosinski’nin romanından uyarlanmıştır.
    1979
    United Artists
  67. Back to the Future
    Senaryo: Robert Zemeckis & Bob Gale
    1985
    Universal
  68. Superbad
    Senaryo: Seth Rogen & Evan Goldberg
    2007
    Columbia
  69. Bananas
    Senaryo: Woody Allen, Mickey Rose
    1971
    United Artists
  70. Moonstruck
    Senaryo: John Patrick Shanley
    1987
    MGM
  71. Clueless
    Senaryo: Amy Heckerling
    1995
    Paramount
  72. The Palm Beach Story
    Senaryo: Preston Sturges
    1942
    Paramount
  73. The Pink Panther
    Senaryo: Maurice Richlin & Blake Edwards
    1963
    United Artists
  74. The Blues Brothers
    Senaryo: Dan Aykroyd ve John Landis
    1980
    Universal
  75. Coming to America
    Senaryo: David Sheffield & Barry W. Blaustein, Öykü: Eddie Murphy
    1988
    Paramount
  76. Take the Money and Run
    Senaryo: Woody Allen ve Mickey Rose, Öykü: Jackson Beck
    1969
    Cinerama
  77. Election
    Senaryo: Alexander Payne & Jim Taylor,  Tom Perrotta’nın romanından uyarlanmıştır.
    1999
    Paramount
  78. Love and Death
    Senaryo: Woody Allen
    1975
    United Artists
  79. Dirty Rotten Scoundrels *TIE
    Senaryo: Dale Launer ve Stanley Shapiro & Paul Henning
    1988
    Orion
  80. Lost in America *TIE
    Senaryo: Albert Brooks & Monica Johnson
    1985
    Warner Bros.
  81. Manhattan
    Senaryo: Woody Allen & Marshall Brickman
    1979
    United Artists
  82. Modern Times
    Senaryo:  Charles Chaplin
    1936
    United Artists
  83. My Cousin Vinny
    Senaryo: Dale Launer
    1992
    20th Century Fox
  84. Mean Girls
    Senaryo: Tina Fey
    2004
    Paramount
  85. Meet the Parents
    Senaryo: Jim Herzfeld ve John Hamburg, öykü: Greg Glienna & Mary Ruth Clarke
    2000
    Universal
  86. Fargo
    Senaryo: Joel Coen & Ethan Coen
    1996
    Gramercy
  87. My Favorite Year
    Senaryo: Dennis Palumbo ve Norman Steinberg, Öykü: Dennis Palumbo
    1982
    MGM
  88. Stripes
    Senaryo: Len Blum & Dan Goldberg ve Harold Ramis
    1981
    Columbia
  89. Beverly Hills Cop
    Senaryo: Daniel Petrie, Jr., Öykü: Danilo Bach ve Daniel Petrie, Jr.
    1984
    Paramount
  90. City Lights
    Senaryo: Charles Chaplin
    1931
    United Artists
  91. Sideways
    Senaryo: Alexander Payne & Jim Taylor. Rex Pickett’ın romanından uyarlanmıştır.
    2004
    Fox Searchlight
  92. Broadway Danny Rose
    Senaryo: Woody Allen
    1984
    Orion
  93. Swingers
    Senaryo: Jon Favreau
    1996
    Miramax
  94. The Gold Rush
    Senaryo: Charles Chaplin
    1925
    United Artists
  95. The Miracle Of Morgan’s Creek
    Senaryo: Preston Sturges
    1944
    Paramount
  96. All About Eve
    Senaryo: Joseph L. Mankiewicz. Mary Orr’ın öyküsünden uyarlanmıştır.
    1950
    20th Century Fox
  97. Arsenic and Old Lace
    Senaryo: Julius Epstein & Philip G. Epstein, Joseph Kesselring’ın öyküsünden uyarlanmıştır.
    1944
    Warner Bros.
  98. The Royal Tenenbaums
    Senaryo: Wes Anderson & Owen Wilson
    2001
    Touchstone/BV
  99. Mrs. Doubtfire
    Senaryo: Randi Mayem Singer and Leslie Dixon. Anne Fine’ın romanından uyarlanmıştır.
    1993
    20th Century Fox
  100. Flirting with Disaster
    Senaryo: David O. Russell
    1996
    Miramax
  101. Shakespeare in Love
    Senaryo: Marc Norman ve Tom Stoppard
    1998
    Miramax

Haneke

Kitaplar her zaman sinemadan daha etkilidir; çünkü okuyucuya bir şey göstermez, hikayeyi kendi hayal gücüyle şekillendirmesine izin verir.  Sinemada da bunu yapmak mümkün aslında. Sinema da, o anki kare, ille de gösterdiği şeyi anlatmak zorunda değildir. Bazı yönetmenler bundan bihaber.  Ne anlatıyorlarsa onu gösteriyorlar, ne gösteriyorlarsa onu demek istiyorlar. Sanat bu değil!

Michael Haneke

Ünlü Senarist Joe Eszterhas’tan Senaristlere Tavsiyeler

joe

1) Çok fazla film seyretmeyin. Bugünlerde sinemalarda oynayan filmlerin çoğu berbat. Sizi bunalıma sokarlar. Kendi kendinize şöyle sormaya başlarsınız: Nasıl olur da bu iğrenç filmi çekerler de, benimkini satın alıp yapmazlar? Kendinize gereksiz yere bu ıstırabı çektirmeyin. Onun yerine gidip iyi bir kitap okuyun.

2) Lafı ağzınızda gevelemeyin. Eğer bir stüdyo yöneticisinin size verdiği fikir berbatsa, “Eh, ilginç bir fikir, ama.. ” demeyin, “Bu gerçekten b**tan bir fikir” deyin. Birlikte çalıştığınız insanlar aptal değiller, sadece kibirliler. Aslında derinlerde bir yerde, onlar da fikirlerinin b**tan olduğunu biliyorlar.
3) Onların, yazdığınız birşeyi değiştirmek için sizi ikna etmelerine izin vermeyin. Yönetmen, yazar değildir. Yapımcı ya da stüdyo yöneticisi de öyle. Siz hayatınızı yazarak kazanıyorsunuz. Profesyonel olan sizsiniz. Onlar amatörler. Onlara öyle davranın. Ne olduklarını onlara hissettirin.

4) Yazacağınız senaryo fikrini insanlara anlatıp onları ikna etmeye çalışmayın. Oturup senaryonuzu yazın. Bir oda dolusu cahil egomanyağı, sizin senaryo yazabileceğinize ikna etmeye çalışmanın ne anlamı var? Oturup yazın! İyi bir senaryo yazmak, iyi senaryo yazacağınızı söylemekten çok daha dürüst bir davranıştır.

5) Kalbinizden geldiği gibi yazın. Hayat kısa, sandığınızdan daha da kısa hem de. Ismarlama iş yapmayın. Eğer stüdyo size birşeyler yazma görevi verirse, bu görevi ancak, içinizde, ruhsal ya da cinsel bir şeylere dokunursa yapın.

6) İlk müsveddeniz hakkında her zaman yalan söyleyin. Temel İçgüdü’nün senaryosunu sattığımda insanlara, bu senaryo üzerinde yıllardır çalıştığımı söylemiştim. Film 1992 yılının en başarılı filmi olunca, onlara gerçeği söyledim: Senaryoyu yazmak sadece 13 günümü almıştı.

7) Aile sırlarını hatırlayın. Eğer yazacak birşey bulamıyorsanız, ailenizin konuşmadığı şeyleri düşünün. Oralarda bir yerde iyi bir senaryo gizleniyor olabilir.

Yönetmenle birlikteyken, onun her söylediğini yapmayın. Ne kadar canayakın olursa olsun, o sizin arkadaşınız ya da ortağınız değildir. O sizin düşmanınızdır. Kendi yaratıcı bakış açısını, sizinkine dahil etmek istemektedir. Sizin yazdığınız şeyi alıp kendisine mal etmek, sonra da bütün övgüleri toplamak istemektedir.

9) Biraz kötü kalpli olun. Benim eski ve sevgili menejerim, Guy McElwaine, şöyle derdi: “Bir senaryo menejerininki kadar kararmış bir kalp yoktur.” Benim için çok uzun süre çalışmış olsa da, ve onu gerçekten sevmeme rağmen, gün geldi kendisini kovdum.

10) İnsanların sizin moralinizi bozmasına izin vermeyin. Eğer senaryonuzu satamıyorsanız… ya da satıyorsanız, ama yapımcılar onu katletmesi için başka bir yazar getiriyorsa.. ya da yönetmen, kendisiyle yapılan röportajlarda senaryonuzu aslında kendisinin yazdığını söylüyorsa… ya da oyuncular, sizin en iyi repliklerinizi kendilerinin doğaçlama olarak bulduklarını söylüyorlarsa… ya da filmin basın toplantısına dahil edilmediyseniz… yapacağınız en doğru şey oturup bir başka senaryo yazmak olacaktır. Aynı şey bir sonraki senaryoda da olursa, o zaman bir başka senaryo daha yazın, sonra bir başkasını, sonra bir başkasını daha… Ta ki, yönetmenin, sizin bakış açınızı perdeye yansıttığı bir senaryo yazana dek.

* * *

Joe Eszterhas, aralarında Temel İçgüdü, Jagged Edge, Flashdance, ve Showgirls’ün de bulunduğu 15 filmin senaryosunu yazmıştır.

Neil Gaiman’dan yazmanın 8 kuralı!

neil-gaiman

  1. Yaz.
  2. Sözcük sözcük ilerle. Doğru sözcüğü bul ve yazmayı sürdür.
  3. Yazdığını bitir. Bitirmen için ne yapman gerekiyorsa yap ve bitir.
  4. Sonra onu bir kenara kaldır. Daha önce hiç okumamış gibi oku yazdığını. Görüşlerine değer verdiğin ve yazdığın tarzdan hoşlanacak arkadaşlarının fikirlerini al.
  5. Şunu unutma: İnsanlar sana bir şeyin yanlış olduğunu ya da onlar için iyi işlemediğini söylediklerinde neredeyse her zaman haklıdırlar. Sana neyin yanlış olduğunu ve bu durumu nasıl düzeltebileceğini söylemeye kalkarlarsa eğer, neredeyse her zaman haksızdırlar.
  6. Yazdığını düzelt. Bil ki, er ya da geç, mükemmelliğe henüz ulaşamadan, aldırmayıp yoluna devam etmek ve bir sonraki yazına başlamak durumundasın. Mükemmeliyetçilik ufku kovalamak gibidir. Yola devam.
  7. Kendi şakalarına gül.
  8. Yazmanın ana kuralı, kendine yeteri kadar inanıp güvendin mi ne istersen yapabileceğindir. (Bu yazmak kadar hayat için de bir kural olabilir. Ama bu kuralın yazmak için doğruluğu su götürmez.) Demek ki, hikâyeni nasıl yazılması gerekiyorsa öyle yazacaksın; dürüstçe, en iyi şekilde. Başka kurallar var mı emin değilim. Olsa bile önemi yok.

Macguffin

Macguffin, Hitchcock’un olaylar arasındaki sürekliliği ağlamak amacı ile başvurduğu küçük hile için kullandığı deyimdir. Macguffin kahramanın peşinden koştuğu şeydir. Gizli dökümanlar, mühürlü evraklar, gizli iletiler. Biz izleyici olarak asla bunların içeriğini öğrenemeyiz. Izleyiciye “bu gizli bir belgedir’ den başka bir açıklama yapılmaz.

Yazarlardan Tavsiyeler

Amatörler, oturur ve yazmak için ilham beklerler, biz sadece çalışırız.

Stephen King

En iyi ilham; çalışmaktır. Daima çalışın. Eğer çalışmanız başarılı olursa daha fazla çalışın. Başarısız olursanız yine çalışın. Çalışmak için hevesliyseniz, çalışın. Sıkıldınız mı, yine çalışın.

Michael Crichton 

Gizem, bütün sanat eserlerinin en temel unsurudur.

Luís Buñuel

Eğer üçüncü (sonuç) bölümle ilgili bir sorununuz varsa, gerçek sorun birinci (giriş) bölümdedir.

Billy Wilder

Bobby Roth’dan Senaristlere Öğütler

Bugün TİM’in düzenlediği “Dünya Sinema ve TV Endüstrisinde Yükselen Değer Türkiye” konferansına katıldım. Konferansın konuğu Lost, Revenge, Prison Break gibi dizilerde yönetmenlik yapmış Bobby Roth ‘du. Roth kişisel tecrübelerini aktardı ve Türk dizilerinin “küresel anlamda” başarılı olabilmesi için önerilerde bulundu. Konferansa katılamayanlar için kısaca özet geçeyim:

  1. İyi bir dizinin olmazsa olmazı iyi bir senaryodur. Lost’u tutturan oyuncular değil senaryoydu. Dizi başarısını çok para harcanmasına borçlu değildi, yazıyla ilgili şeylere borçluydu. Senaryonuz iyi yazılmamışsa ne kadar çok para harcarsanız harcayın başarılı olamazsınız.
  2. Yönetmenin yapabileceği en iyi şey senaryoya saygı duymaktır. Senaryoya bağlı kalmaktır. Bir yönetmenin başına gelebilecek en iyi şey de harika bir senaryoya denk gelmektir. 22 bölüm çekiyorum, her bölümün iyi olmasını beklemiyorum tabi, arada çok iyi yazılmamış bölümler de olabilir. Ama genelinin iyi yazıldığı bir dizi mutlaka tutar.
  3. Diziler olabildiğince hızlı ve dinamik olmalı. Filinta’nın ilk bölümünün çekimlerine katıldım. Oyuncunun senaryodaki bir repliği tam üç sayfaydı ve yaklaşık 3 dakika sürüyordu. Bir repliğin bu kadar uzun olmaması gerektiğini söyleyip müdahale ettim. Ve repliği 45 saniyeye indirdik.
  4. İhtiyacınız olan tek şey; inançtır. Senaryolarınızı yazarken, dizilerinizi çekerken kendinize inanın. Size en temel önerim budur; kendinize inanın.
  5. Tüm dünyada dizilerin kalitesi giderek artıyor. Kaliteyi arttırın. Kalite artınca para kendiliğinden geliyor.
  6. Bir şeyleri icat edin demiyorum. Başka fikirleri alın ve kendi tarzınıza uyarlayın. Kendi kültürünüze uyarlayın. Kendi dizinize dönüştürün.
  7. Sizi kaç kişinin izlediği değil, kimlerin izlediği önemli. Bu yüzden hedef kitlenizi iyi seçin.
  8. Türk dizileri çok uzun, 90 dakika ve çok kısa sürelerde çekiliyor. 4-5 gün içinde bir bölüm çekiliyor. Biz Lost’un bir bölümünü yaklaşık 10 günde çekiyorduk. Ve biliyorsunuz Lost sadece 45 dakikaydı. Revenge’i 8 günde çekiyorduk. şimdi Scorpion’u 8 günde çekiyoruz. Ama 8 gün bizi bayağı zorluyor. 8 günde kaliteli bir iş çekmek neredeyse imkansız. Siz 90 dakikalık bir diziyi bu kadar kısa sürelerde nasıl çekiyorsunuz, anlamakta güçlük çekiyorum.

Coşku

Piyes Yazma Bilimi adlı yapıtında Moses L. Malevinsky şöyle diyor:
Coşku, coşkunun içindeki veya coşkuya ilişkin öğeler yaşamın temelini oluşturur. Coşku yaşamdır. Yaşam coşkudur. Bu yüzden coşku eylemdir. Eylem coşkudur, Gelgelelim, coşkuyu ne tür güç’lerin harekete geçirdiği bilinmezse, iyi piyes yazılamaz ve yazılmamıştır da. Kuşku yok ki, havlamak köpek için ne kadar gerekliyse, coşku da piyes için o kadar gereklidir. Mr. Malevinsky’ye göre, bu temel ilkeyi yani coşkuyu benimsediniz mi, sorununuz çözüme kavuştu demektir. Tutku, korku, acıma, aşk, nefret, vb. gibi birtakım temel coşkuları içeren bir dizelge (liste) sunuyor ve bunlardan herhangi biri piyesiniz için sağlam bir temel oluşturabilir diyor.

Lubitsch Dokunuşu (The Lubitsch Touch )

Görsel

Billy Wilder’dan “Lubitsch Dokunuşu” açıklaması istendiğinde öğrencilerle yaptığı şu çalışmayı anlatıyor;

“Elimizde bir kral, bir kraliçe ve bir de teğmen var. Kralı 60 yaşlarında, oldukça şişman olan bir George Barbier, kraliçeyi ise çok tatlı biri olan Miriam Hopkins oynuyor. O dönem oldukça genç ve yakışıklı olan Maurice Chevalier de teğmeni canlandırıyor. Şimdi sizden bu durumu sahneye uyarlamanızı istiyorum: kraliçenin teğmenle ilişkisi var ve kral da bunu öğreniyor.  İstediğiniz şekilde yapabilirsiniz. 

Öğrenciler iyi çözümlerle birlikte geri geliyorlar. Bunların bir kısmı eğlendirici, bir kısmı da biraz uzun olan çözümler, ancak kimse Bay Lubitsch’in The Smiling Lieutenant filminin açılışında yaptığından daha iyi bir çözüm bulamıyor. 

Kral ve Kraliçenin odasındayız. kral elbiselerini giyiyor. hafifçe burnunu ovalıyor ve kraliçeyi gıdıklıyor. Her şey çok hoş görünüyor. Ardından Kral yatak odasından çıkıyor. Kapıda Maurice Chevalier’i elinde bir kılıç ile görüyoruz, topuklarını birbirine vuruyor. Şimdi kendisi kralın gidişini izliyor. Kral uzun merdivenlerden iniyor. Bum, bum, bum. 

Şimdi Bay Chevalier’e geri dönüyoruz. Kraliçenin yatak odasına giriyor ve kapıyı ardından kapatıyor. Odanın içinde neler yaşandığını göstermiyoruz. Bu çok önemli. 

Şimdi krala dönüyoruz. Kendisi birden kemerini ve kılıcını unuttuğunu fark ediyor. Geri dönüp merdivenleri çıkıyor ve yatak odasına giriyor. 

Kral yatak odasının kapısını açıyor, içeri giriyor ve kapı ardından kapanıyor. Biz ise hala koridorda duruyoruz. Asla içeri girmiyoruz. 

Kral dışarı çıkıyor. Elinde kemeri ve kılıcı var. Kendisi gülümsüyor. Tekrar merdivenlerden aşağıya iniyor. bum, bum bum. Ancak kemer onun değildir, Bu kemer kendi kemerinden küçüktür. 

Tekrar geri dönüyor ve Chevalier’i yatağının altında buluyor, tamam mı? Fakat bütün bunlar bir parça ileriye ertelenerek yapılıyor. İşte lubitch dokunuşu budur.  

Senaryo Ekibi

Billy Wilder, senaryolarını birlikte yazdığı yazarlardan Charles Brackett’ten bahsederken iyi bir senaryo ekibinin nasıl olması gerektiğine dair bir tespit yapar;

“Eğer aynı şekilde düşünen iki kişi, siyasi açıdan aynı düşünen iki kişi, aynı yerden gelen ve aynı geçmişe sahip olan iki kişi bir araya gelirse, bu bir felakettir. Bu, bir ipi tek ucundan tutup çekmeye benzer. Eğer kendinle işbirliği yapıyorsan bir yardımcın yok demektir. Tek başına da oturup yazabilirsin. Halbuki olup bitenleri aksi yönden yansıtan birileri lazımdır. O ipi mümkün olduğunca sıkı germen gerekir. Sürtüşmelerden kıvılcımlar ve parıltılar ortaya çıkar. bu da özellikle diyaloglar için iyi bir şeydir.”